HALİS NİYET, DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK
HALİS NİYET, DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK
Tarih: 26.8.2016 10:54:34
Şevket BOYRAT

Niyet, tüm ibadetlerde olmazsa olmaz bir şarttır. Namaz, abdest, gusül/boy abdesti, teyemmüm, oruç, zekât, hac ve diğer ibadetlerde niyet ya farzdır veya sünnettir. Önce niyet eder sonra o ibadeti ifa etmeye başlarız. Her hangi bir işe başlamadan; önce tasarlar, niyet eder ve akabinde harekete geçeriz. Dolayısıyla davranışlarımızın özünde niyet vardır. Ameller, niyetlerimize göre şekillenir. Niyet, beynin ve gönlün bir amaca kilitlenmesidir. Niyet edilen şeyin hayırlı olması, karşı tarafın, muhatabın, toplumun, insanlığın yararına olması, son derece önem taşır.

Herhangi bir ibadete başlamadan veya herhangi bir davranışı sergilemeden önce, neyi, neden, niçin yaptığımızı zihnimizde belirler, sonra harekete geçeriz.  Mesela, namaz ve oruç öncesi, hangi namazı kıldığımızı, hangi orucu tuttuğumuzu zihnimizde düşünür, (dilimizle de söylememiz daha iyi olur), sonra ibadetimize yöneliriz. İşte bu niyettir. Her eylemden ve  her ibadeti ifa etmezden önce insanın kalbinden geçen duygu ve düşüncedir niyet…  Niyet kelime olarak, meram, gaye, kurgu, karar verme, bir şeyi yapmanın asıl amacı gibi anlamlara gelir. Niyeti sağlam olan insanın yardımcısı Allah´tır ve insanın değeri niyeti ile paralellik gösterir.

Hayırlı düşünen hayırla karşılaşır. Pozitif davranan, pozitif karşılanır. İyiliğin karşılığı iyiliktir. “Niyet hayır, akıbet hayır” sözü bu nedenle toplumumuzda çok yaygındır… İşimizin hayırla sonuçlanması, niyetimizin sağlam ve samimi olmasına bağlıdır. Niyetimiz halis olduğunda, tasarladığımız ameli/işi yapamasak bile sevap elde ederiz.

Hadislere bir bakalım:

“Kulum iyi bir şeyi yapmaya niyetlendiği zaman ona bir sevap yazarım, onu yaptığı zaman ise ondan 700´e kadar katlayarak sevap yazarım. Kötü bir şey yapmaya niyetlenip de onu yapmadığı zaman günah yazmam, yaptığı takdirde ise bir günah yazarım.”  “Her kim bir iyiliğe niyet eder de sonra herhangi bir engel sebebiyle onu yapamazsa, ona tam bir sevap yazılır.”  (Ebu Davud, İhyâ, c.4, s.655)

Rabbimiz bizi ne kadar seviyor! O, niyetlerimize ne kadar değer veriyor! İçimizden geçen duygu ve düşünceler nedeniyle bile bizleri ödüllendiriyor!

O bize çok yakın… Bu gerçeği Kitabında açıklıyor:

“Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16)

O, kuluna şah damarından daha yakındır. Yüce Allah, her yerde bizimle beraberdir. Nereye gidersek gidelim, O bizi görür, işitir, duamızı duyar ve bize cevap verir. İnsan nerede ne söylerse söylesin, Allah konuşulanı duyar. Kalplerden geçen düşünce ve niyetleri de bilir.


 
 “… Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.” (Hadîd, 57/4) “Üç kişi gizlice konuşmaz ki dördüncüleri O, olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O, olmasın. Bundan daha az yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar O, mutlaka onlarla beraberdir.” (Mücadele, 58/7)

Her yerde bizimle beraber olan Rabbimiz, niyetlerimizin ve amellerimizin karşılığını mutlaka verecektir. Bu dünyada vermezse ahrette verecektir. Ama samimi ve içten niyetler ve ameller kabul görecektir. 

Küçücük bazı şeyler dahi niyetle değer bulur; niyet sayesinde büyür ve yücelir.

“Allah sadece samimi bir şekilde ve kendi rızası gözetilerek yapılan amelleri kabul eder.” (Nesâi, Cihad 24)

Dev gibi gözüken bazı büyük işler ve ameller ise, niyetin kötü olması hâlinde son derece değersizleşir ve sahibine hiçbir fayda sağlamaz. Unutmayalım ki; ibadet ve davranışlarına şov katan kişiler sevap beklerken büyük hayal kırıklığı ile karşılaşabilirler… Riya ve gösteriş, sahibine yarar değil zarar verir. Yani, Allah´ın rızası gözetilmeden yapılan ibadetler Allah nezdinde hüsnü kabul görmez…

Bakın, ibadet ve davranışlarına riya katanların hâli ve karşılaşacakları hazin son bir hadiste nasıl anlatılıyor: Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur; “Kıyamet gününde ilk hesaba çekilecek ve hakkında karar verilecek olan insanlar şunlardır:

1- Şehit olmuş kimsedir. O, huzura getirilir. Allah ona verilen nimetleri anlatır. O da nail olduğu bütün nimetleri ikrar eder.  Kendisine:

-“Peki, bütün bu nimetlere karşı sen ne yaptın, ne amel işledin?” diye sorar. Kul:
 
- “Senin yolunda cihat ettim, nihayet şehit edildim” der. Allah:

- “Sen yalan söylüyorsun! Bilakis sen, cüretlidir, kahramandır, desinler diye savaştın. Öyle de denilmiştir” buyurur. Sonra emir verilir ve bu kimse yüz üstü sürüklenir, neticede Cehenneme atılır.
 
2- Sonra muhakemesi görülecek diğer bir kimse de ilim öğrenip başkasına öğretmiş, Kur´ân okumuş insandır. O da Allah´ın huzuruna getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri anlatır. Bu da nimetleri tanıyıp itiraf eder. Allah ona da:

- “Bunca nimetlere karşı sen ne yaptın?” diye sorar. Kul:

- “İlim öğrendim, onu başkalarına da öğrettim ve Senin rızan için Kur´ân okudum” der. Allah ona:
 - “Sen yalan söylüyorsun! Bilakis sen, âlim desinler diye ilim öğrendin, o iyi okuyucudur desinler diye Kur´ân okudun. Gerçekten senin hakkında bunlar söylendi”, der. Sonra emir verilir ve o kul yüz üstü sürüklenerek Cehenneme atılır.

3- Daha sonra muhakemesi görülecek diğer bir kimse, Allah´ın kendisine bol nimet verdiği ve her çeşit mal ihsan eylediği insandır. Bu da getirilir ve Allah ona verdiği nimetleri anlatır, o da tasdik eder. Allah ona da:

- “Bu kadar nimete karşılık sen ne yaptın?” diye sorar. Kul:

- “Muhtelif sebep ve yollarla senin rızan için ihtiyaç sahiplerine yardım ettim”, der. Allah ona da:
 - “Yalan söylüyorsun! Tam tersine sen, cömert desinler diye bunları yaptın, hakkında da öyle söylendi” der. Sonra emredilir, bu da yüz üstü Cehenneme atılır.”  (Müslim, İmare 152) Herkes niyetinin karşılığını alır. İnsanın değeri niyeti ile ortaya çıkar. İnsanın değeri niyeti kadardır. Niyetine göre insan ya yükselir ya da alçalır.

Aşağıdaki Hadis, insanın niyetine göre karşılık göreceğini açıklamaktadır:

Peygamber Efendimiz (sav) buyurdu:

“- Dünyada 4 tip insan vardır:

1- Allah ona mal-mülk vermiş; bunun yanında, akl-ı selim ve ilim nasip etmiştir. Elindeki imkânı, iyi yollarda; hayır ve hasenatta kullanmaktadır. Bu kişi en iyi konumdadır.

2- Allah ona mal-mülk vermemiş ama akl-ı selim ve ilim nasip etmiştir. Ah benim de imkânım olsa da, ben de onun gibi hayır yapsam diye birinci şahsa imrenmektedir. Bu kişi de niyetinden dolayı birinci ile aynı konumdadır.

3- Allah ona mal-mülk vermiş; akl-ı selim ve ilim nasip etmemiştir. Elindeki imkânı kötü yolda kullanmaktadır. Bu kişi en kötü konumdadır.

4-Allah ona mal-mülk vermediği gibi akl-ı selim ve ilim de nasip etmemiştir. Ah, benim de imkânım olsa da, kötü yollarda harcasam diye üçüncü şahsa imrenmekte, onun yaptığı kötülüklere özenmektedir. Niyetinin kötülüğünden dolayı bu kişi de üçüncü kişi ile aynı konumdadır. Yani en kötü konumdadır.”  (Tirmizi, Zühd 17)

Abdullah b. Ömer´in zâhid oğlu Sâlim, Halife Ömer b. Abdülaziz´e yazdığı mektupta:

“Şunu iyi bil ki, Allah Teâlâ´nın kuluna yardımı, kulun niyeti kadardır. Kimin niyeti tam olursa, Allah´ın ona yardımı da tam olur. Niyeti ne kadar azalırsa, Allah´ın yardımı da o kadar azalır”, demiştir.

Demek ki, her şey niyete bağlı… Değerimiz niyetimiz kadardır…

İnsanı batıran da çıkaran da, alçaltan da yücelten de niyeti ve ona bağlı eylemleridir.

Hz. Peygamber´in (as) en meşhur sözlerinin başında, “İnnemel ea´mâlü binniyât”/ “Ameller ancak niyetlere göredir”  hadisi gelir:

“Ameller ancak niyetlere göredir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah´a ve Resûlü´ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah´a ve Resûlü´ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”  (Buhârî, Bed´ü´l-vahy 1)

Bu hadis, hangi olay nedeniyle söylenmiştir?

Sahabelerden biri, Ümmü Kays isimli kadınla evlenmek istemektedir. Ümmü Kays o kişiye, teklifinde ciddi ise Medine´ye hicreti şart koşar. O da diğer Müslümanlarla beraber, 622 yılında Mekke´den Medine´ye hicret eder. Hicret etmesinin maksadı dini gerekçelere dayalı değil, o kadınla evlenebilmek içindir. Bundan dolayı, bu durumu bilen sahabeler o kişiye, “Ümmi Kays´ın muhaciri” diye takılırlar ve hicret sevabı kazanıp kazanamadığını kendi aralarında tartışırlar. Bunun üzerine Efendimiz (sav) bu hadisle meseleye açıklık getirmiş olur. Niyeti dünyalık olan, dünyalığa, niyeti manevi ecir olan, tasarladığı yüceliğe erişir.        O sahabenin ulaşacağı şey,  “Ümmü Kays” isimli kadındır. Zira onun için hicret etmiştir. Dolayısıyla hicret sevabı yoktur ona; ama Allah için hicret edenlerin ulaşacağı pek yüce mükâfatlar, manevi makamlar vardır… Merhum Gönenli Mehmet Efendi de; “Cenâb-ı Hakk, kulunun niyetine göre ona ikram eder” demişlerdir.

“Kim ilim tahsil eder de, bununla Allah katındaki ecri isterse, inşallah buna kavuşur. Kim de ilimle dünyalık isterse, ilimden nasibi o olur.” (Dârimî, Mukaddime 27)

Âyetlerde de konuya işaret edilmiştir:

“… Öyle insanlar var ki, (sadece), “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada ver” diye dua ederler. Böyleleri, ahretin nimetlerinden nasip alamayacaklardır.  Ama içlerinde öyleleri de var ki: ‘Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahrette de ve bizi ateşin azabından koru!´ diye dua ederler: İşte bunlar, kazandıklarına karşılık (mutluluktan) nasip alacak olanlardır.”  (Bakara, 2/200-202)

Yani sadece dünyayı isteyenlerin ahirette nasipleri yoktur. Zira niyetlerinde dünya vardır. Hayatını yalnız dünyaya adayanlar, dünya varlığından hisse sahibi olurlar, fakat ahireti hiç dikkate almadıkları için, ahret saadetinden bir pay alamazlar. Fakat hem dünya hem de ahiret için çalışanlar, niyetlerinin böyle olması nedeniyle iki tarafın da iyilik ve nimetlerinden yararlanırlar. Yani hem dünyanın hem ahiretin… Dünya ve ahiretin iyiliğini birlikte istemek, Efendimizin (as) sünneti ve duasıdır...

Hac ve umreye gidenler bilir… Kâbe´nin çevresinde tavaf yapılırken, Hacer´ül Esved´e yaklaşıldığında, on binlerce, yüz binlerce müminin ağzından çıkan tek dua vardır: “Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil âhirati haseneh ve kınâ azâbennnâr…”

‘Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahrette de ve bizi ateşin azabından koru!”  (Bakara, 2/202)

Bu arada sevgili peygamberimizin (as): “Sizin en hayırlınız dünyası için ahiretini ve ahreti için de dünyasını terk etmeyeninizdir” hadisi de hatırlanmalıdır…

Tek kanatlı kuş uçmaz… Tek ağızlı makas kesmez…

Sadece dünya yetmez, tek başına madde yetmez…

Dünyayı dışlayarak sadece maneviyata yönelmek de uygun görülmemiştir, dinimizce…

İnsanlığın mutluluk sırrı, “Rabbenâ âtinâ…” gerçeğinde; dünya ve ahireti birlikte değerlendiren niyet, eylem, tutum ve dünya görüşlerinin yaygınlaşmasındadır.

Yüce Rabbimize karşı kulluk görevlerimizde ihlaslı olmamız gerektiği gibi, birlikte yaşadığımız insanlara karşı da dürüst ve samimi olmamız gerekmektedir. Beşerî münasebetlerimizde doğruluk, dürüstlük, güven ve samimiyet esas olmalıdır. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), mü´minlerin birbirlerine karşı samimi davranmalarını ve riyakârlıktan sakınmalarını tavsiye etmiştir. (Müslim, İman, 95) Başka bir hadis-i şerifte ise “Allah sizin dış görünüşlerinize ve mallarınıza bakmaz; Bilakis kalplerinize ve amellerine bakar” (Müslim, Birr, 34)

İki yüzlülük yani içi başka dışı başka olmak imanla bağdaşmayan kötü bir davranıştır. İnsanlara karşı olduğundan farklı görünen, gerçek yüzünü gizleyerek sahte davranışlar sergileyen ve başkalarını kandıran riyakâr insanları Allah sevmez. Onlar insanlar tarafından da sevilmeyen ve güvenilmeyen insanlardır.

Görüldüğü gibi riyakârlık, Müslümanın inanç ve ibadetlerine zarar verdiği gibi, beşerî münasebetlerine de büyük zarar vermektedir. Bu durum toplumsal huzur ve güveni derinden etkilemektedir. Öyleyse; gerek ibadetlerimizde gerekse insanlara karşı davranışlarımızda riyakârlıktan son derece sakınmalı, her işimizi sadece Allah´ın rızasını gözeterek yapmaya çalışmalıyız.

Anahtar Kelimeler: HALİS, NİYET, DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
TEVBE VE DUA (28 Nisan 2017 - Cuma)
İSRA VE MİRAÇ KANDİLİ (2) (23 Nisan 2017 - Pazar)
İSRA VE MİRAÇ KANDİLİ (21 Nisan 2017 - Cuma)
İSLÂM´IN ENGELLİLERE BAKIŞI (14 Nisan 2017 - Cuma)
KUTLU ZAMAN DİLİMİ ÜÇ AYLAR (07 Nisan 2017 - Cuma)
KANDİLLER GEÇİTİ ÜÇ AYLAR (31 Mart 2017 - Cuma)
KANDİLLER GEÇİTİ ÜÇ AYLAR (30 Mart 2017 - Perşembe)
HELÂL VE HARAM BİLİNCİ (03 Mart 2017 - Cuma)
HELÂL VE HARAM BİLİNCİ (03 Mart 2017 - Cuma)
ALLAH´IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI (17 Şubat 2017 - Cuma)
OKUMANIN FAYDALARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEDEN DİNDAR OLMALIYIZ? (06 Ocak 2017 - Cuma)
NEFİS MUHASEBESİ VE YENİ YIL (30 Aralık 2016 - Cuma)
MUTLU OLMANIN YOLLARI VE ALTIN KURALLARI (16 Aralık 2016 - Cuma)
HZ. MEVLÂNA VE ÖĞÜTLERİ (09 Aralık 2016 - Cuma)
HZ. MEVLÂNA VE ÖĞÜTLERİ (02 Aralık 2016 - Cuma)
UMRE YOLCULUĞUNA HAZIRLIK (18 Kasım 2016 - Cuma)
KİTAP OKUMAK VE YARARLARI (21 Ekim 2016 - Cuma)
HİCRETİN SONUÇ VE ETKİLERİ (18 Ekim 2016 - Salı)
HİCRET VE HİCRETİ HAZIRLAYAN SEBEPLER (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
MUHARREM AYININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
MUHARREM AYI VE AŞÛRE GÜNÜ (11 Ekim 2016 - Salı)
HİCRETİN SAFHALARI (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
MUHARREM AYINI DEĞERLİ KILAN ÖZELLİKLER (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR? (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OKUMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ? (04 Ekim 2016 - Salı)
Hicrî yeni yıl ve hicretin önemi (30 Eylül 2016 - Cuma)
SORU VE CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
VATAN VE MİLLET SEVDASI (29 Temmuz 2016 - Cuma)
RAMAZAN AYI SONRASI DİNİ HAYAT (15 Temmuz 2016 - Cuma)
KADİR GECESİ VE KUR´AN (02 Temmuz 2016 - Cumartesi)
KADİR GECESİNİ ANLAMAK VE YAŞAMAK (01 Temmuz 2016 - Cuma)
FITIR SADAKASI VE ORUÇ FİDYESİ (30 Haziran 2016 - Perşembe)
ÇALIŞMAK VE HELÂL KAZANÇ (28 Haziran 2016 - Salı)
İSRAF VE SAVURGANLIK (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
-ÎSAR- BAŞKASINI KENDİSİNE TERCİH ETMEK (25 Haziran 2016 - Cumartesi)
ZEKÂT VE SADAKA (24 Haziran 2016 - Cuma)
SADAKANIN KABULÜ İÇİN GEREKEN ŞARTLAR (23 Haziran 2016 - Perşembe)
RAMAZAN, YARDIMLAŞMA AYIDIR (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
KUR´AN OKUMAYI BİLMEYEN KALMASIN! (21 Haziran 2016 - Salı)
RAMAZAN AYI BEREKETİ VE İSRAF (18 Haziran 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN , ORUÇ AYIDIR (17 Haziran 2016 - Cuma)
ÇOCUKLARA ORUÇ ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK (16 Haziran 2016 - Perşembe)
KUR´AN-I NASIL OKUMALIYIZ (15 Haziran 2016 - Çarşamba)
KUR´ANI-I KERİM´İN FAZİLETİ (14 Haziran 2016 - Salı)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ (09 Haziran 2016 - Perşembe)
İSTANBUL´UN FETHİ VE GENÇLİK (27 Mayıs 2016 - Cuma)
BERAT KANDİLİ VE FAZİLETLERİ (20 Mayıs 2016 - Cuma)
DİN NASİHATTİR (13 Mayıs 2016 - Cuma)
İSRÂ GECESİ VE MİRAÇ KANDİLİ (03 Mayıs 2016 - Salı)
TEVHİD OLMADAN VAHDET OLMAZ (13 Nisan 2016 - Çarşamba)
TEVHİD İLE GELEN VAHDET (12 Nisan 2016 - Salı)
ALLAH İÇİN SEVMEK VE RİYAKÂRLIK (01 Nisan 2016 - Cuma)
SAHABE ŞUURU VE SAMİMİYETİ (11 Mart 2016 - Cuma)
DÜNYA HAYATI BİR İMTİHANDIR (26 Şubat 2016 - Cuma)
ZOR GÜNLERDE SABRETMENİN ÖNEMİ (19 Şubat 2016 - Cuma)
NAMAZ KILMAK VE HUZUR BULMAK (05 Şubat 2016 - Cuma)
NAMAZ KILALIM HUZUR BULALIM (29 Ocak 2016 - Cuma)
HAYDİ ÇOCUKLAR VE GENÇLER! (22 Ocak 2016 - Cuma)
HZ. PEYGAMBER VE GENÇLİK (01 Ocak 2016 - Cuma)
NEFİS MUHASEBESİ VE YENİ YIL (31 Aralık 2015 - Perşembe)
HZ. MEVLÂNA´DA SEVGİ VE HOŞGÖRÜ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
ALLAH ZALİMLERİ SEVMEZ (25 Aralık 2015 - Cuma)
HZ. MEVLÂNA VE ÖĞÜTLERİ (18 Aralık 2015 - Cuma)
EŞLERİN KARŞILIKLI SORUMLULUKLARI (27 Kasım 2015 - Cuma)
UMRE YOLCULUĞU (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
NAMAZ VE HUZURA YOLCULUK (30 Ekim 2015 - Cuma)
HİCRETİN SONUÇ VE ETKİLERİ (28 Ekim 2015 - Çarşamba)
HİCRETİN SAFHALARI (27 Ekim 2015 - Salı)
HİCRET VE HİCRETİ HAZIRLAYAN SEBEPLER (26 Ekim 2015 - Pazartesi)
MUHARREM AYI VE AŞÛRE GÜNÜ (22 Ekim 2015 - Perşembe)
MUHARREM AYININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
NAMAZ İLE İLGİLİ BAZI AYET VE HADİSLER (17 Ekim 2015 - Cumartesi)
CAMİLERİ DOLDURALIM, NAMAZLA ARINALIM! (12 Ekim 2015 - Pazartesi)
CAMİLERİN MADDİ VE MANEVİ İMARI (02 Ekim 2015 - Cuma)
KURBAN BAYRAMI VE DİNİ GÖREVLERİMİZ (22 Eylül 2015 - Salı)
SORU VE CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ (22 Eylül 2015 - Salı)
ÇALIŞMAK VE HELÂL KAZANÇ (14 Ağustos 2015 - Cuma)
RIZIK VE ÇALIŞMAK (07 Ağustos 2015 - Cuma)
TOPLUMDA HUZURUN KORUNMASI (04 Ağustos 2015 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMI (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
KADİR GECESİNİN FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
İSLÂM´DA CAN, MAL VE İŞ GÜVENLİĞİ (11 Temmuz 2015 - Cumartesi)
YETİMLERE SAHİP ÇIKMAK (08 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ZEKÂT ALLAH´IN EMRİDİR (07 Temmuz 2015 - Salı)
ZEKÂT VE FITIR SADAKASI (03 Temmuz 2015 - Cuma)
HASTALARI ZİYARET, BİLİM VE DUA İLE TEDAVİ (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ORUÇ VE TAKVA (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
RAMAZAN AYI VE KUR´AN (26 Haziran 2015 - Cuma)
KUR´AN-I ANLAMAK VE YAŞAMAK (24 Haziran 2015 - Çarşamba)
CANA KIYMAK HARAMDIR (23 Haziran 2015 - Salı)
ÇOCUKLARIMIZI KUR´AN´LA BULUŞTURALIM (22 Haziran 2015 - Pazartesi)
RAMAZAN AYININ FAZİLETİ (18 Haziran 2015 - Perşembe)
MÜBAREK RAMAZAN AYI YAKLAŞIRKEN (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BERAT KANDİLİ VE FAZİLETLERİ ???? (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
İSTANBUL’UN FETHİ VE GENÇLİK (29 Mayıs 2015 - Cuma)
İNTİHAR EN BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR (22 Mayıs 2015 - Cuma)
iSRA VE MiRAÇ OLAYI (15 Mayıs 2015 - Cuma)
ANA-BABA HAKKI VE ÖNEMİ (08 Mayıs 2015 - Cuma)
HOŞGÖRÜ VE İNSAN SEVGİSİ (01 Mayıs 2015 - Cuma)
HALİMİZİ HOŞ GÖR YA RASULALLAH (21 Nisan 2015 - Salı)
BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ VE BİLİNCİ (20 Nisan 2015 - Pazartesi)
BİRLİKTE YAŞAYABİLMEK ERDEMDİR (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
BİRLİKTE YAŞAMAK VE HOŞGÖRÜ (16 Nisan 2015 - Perşembe)
BİRLİKTE YAŞAMA TECRÜBESİ (15 Nisan 2015 - Çarşamba)
BİRLİKTE YAŞAMA AHLAKI VE HUKUKU (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
DÜNDEN DEVAM (20 Mart 2015 - Cuma)
ÇANAKKALE ZAFERİ VE MİLLİ BİRLİK (18 Mart 2015 - Çarşamba)
KUL HAKKININ ÖNEMİ (06 Mart 2015 - Cuma)
KiBiRLi OLMANIN AFETLERi VE KARUN (27 Şubat 2015 - Cuma)
GIYBETİN KAYNAĞI VE KORUNMA YOLLARI (13 Şubat 2015 - Cuma)
GIYBET ETMEK HARAMDIR (06 Şubat 2015 - Cuma)
HUZURLU AİLE, HUZURLU HAYAT (16 Ocak 2015 - Cuma)
GEÇMİŞİN MUHASEBESİ VE YENİ YIL (01 Ocak 2015 - Perşembe)
GENÇLİK VE ZARARLI ALIŞKANLIKLAR (19 Aralık 2014 - Cuma)
İLİM İLE AMEL ETMEK VE HZ. ALİ (R.A) (05 Aralık 2014 - Cuma)
İLMİN KAPISI VE HZ. ALİ (R.A) (28 Kasım 2014 - Cuma)
HİCRETİN SONUÇ VE ETKİLERİ (21 Kasım 2014 - Cuma)
HİCRETİN SAFHALARI (14 Kasım 2014 - Cuma)
MUHARREM AYINI DEĞERLİ KILAN ÖZELLİKLER (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
MUHARREM AYININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ (27 Ekim 2014 - Pazartesi)
İSLÂM’DA GENÇLİĞİN ÖNEMİ (23 Ekim 2014 - Perşembe)
İSLÂM VE GENÇLİK (23 Ekim 2014 - Perşembe)
GENÇLİK VE DEPRESYON (21 Ekim 2014 - Salı)
KURBAN VE BAYRAM (21 Ekim 2014 - Salı)
Gençlik ve Kuşak Çatışması (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KUR’AN OKUMAYI BİLMEYEN KALMASIN! (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GENÇLİK VE CAMİ BULUŞMASI (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
VEKALET YOLUYLA KURBAN KESİM HİZMETİ (29 Eylül 2014 - Pazartesi)
SORU VE CEVAPLARLA KURBAN iBADETi (26 Eylül 2014 - Cuma)
HACC’IN GEÇERLi OLMASININ ŞARTLARI (12 Eylül 2014 - Cuma)
HZ.PEYGAMBER VE iNSAN ONURU (29 Ağustos 2014 - Cuma)
BÜTÜN CANLILARA MERHAMET ETMEK (22 Ağustos 2014 - Cuma)
MAZLUMUN SESİ OLMAK (08 Ağustos 2014 - Cuma)
RAMAZAN AYI SONRASI DİNİ HAYAT (05 Ağustos 2014 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMINI ANLAMAK VE YAŞAMAK (26 Temmuz 2014 - Cumartesi)
KUR’AN-I NASIL OKUMALIYIZ? (24 Temmuz 2014 - Perşembe)
KADİR GECESİNİ ANLAMAK VE YAŞAMAK (23 Temmuz 2014 - Çarşamba)
KADİR GECESİ VE KUR’AN (22 Temmuz 2014 - Salı)
KUR’AN-I KERİM’İN FAZiLETi (21 Temmuz 2014 - Pazartesi)
ZULÜM ve HAKSIZLIK (19 Temmuz 2014 - Cumartesi)
RAMAZAN AYI VE KUR’AN (18 Temmuz 2014 - Cuma)
iSRAF VE SAVURGANLIK (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
ÎSAR: BAŞKASINI KENDİSİNE TERCİH ETMEK (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
RAMAZAN, YARDIMLAŞMA AYIDIR. (14 Temmuz 2014 - Pazartesi)
RAMAZAN, YARDIMLAŞMA AYIDIR (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
ZEKÂT VE SADAKA (11 Temmuz 2014 - Cuma)
TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI (08 Temmuz 2014 - Salı)
RAMAZAN GECELERİNİN İHYASI (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
RAMAZAN, ORUÇ AYIDIR (04 Temmuz 2014 - Cuma)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(4) (02 Temmuz 2014 - Çarşamba)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(3) (01 Temmuz 2014 - Salı)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(2) (30 Haziran 2014 - Pazartesi)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(1) (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
BERAT KANDİLİ VE FAZİLETLERİ (12 Haziran 2014 - Perşembe)
TOPLUMUN YAPISI VE HUZURUN KORUNMASI (06 Haziran 2014 - Cuma)
“FETiH RUHU VE GENÇLiK” (03 Haziran 2014 - Salı)
İSRÂ GECESİ VE MİRAÇ KANDİLİ-1 (24 Mayıs 2014 - Cumartesi)
İSRÂ GECESİ VE MİRAÇ KANDİLİ (23 Mayıs 2014 - Cuma)
ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ VE REGAİB KANDİLİ (01 Mayıs 2014 - Perşembe)
ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ VE REGAİB KANDİLİ (30 Nisan 2014 - Çarşamba)
DUA, İBADETİN ÖZÜDÜR (25 Nisan 2014 - Cuma)
PEYGAMBER SEVDALISI OLMAK (19 Nisan 2014 - Cumartesi)
HZ. PEYGAMBERi SEVMEK VE SAMiMiYET (18 Nisan 2014 - Cuma)
ALLAH’A ŞÜKREDEN BİR KUL OLMAK (11 Nisan 2014 - Cuma)
iMANI MUHAFAZA ETMEK (04 Nisan 2014 - Cuma)
ADABI MUAŞERET KURALLARI VE ÖNEMİ (28 Mart 2014 - Cuma)
NEZAKET VE GÖRGÜ KURALLARI (2) (21 Mart 2014 - Cuma)
NEZAKET VE GÖRGÜ KURALLARI (1) (14 Mart 2014 - Cuma)
İLGİSİZLİK SEVGİ VE DOSTLUKLARI YOK EDER (24 Şubat 2014 - Pazartesi)
SEVGİNİN ÖZÜ iHLAS VE SAMiMiYETTiR (14 Şubat 2014 - Cuma)
NEFiS MUHASEBESi VE YENi YIL (31 Aralık 2013 - Salı)
SONSUZ HAYATA YOLCULUK VE HAZIRLIK (27 Aralık 2013 - Cuma)
HOŞGÖRÜ ve İNSAN SEVGİSİ (13 Aralık 2013 - Cuma)
MUHARREM AYI VE AŞÛRE GÜNÜ (08 Kasım 2013 - Cuma)
AİLE HAYATI VE MUTLULUK (01 Kasım 2013 - Cuma)
KURBAN İBADETİ VE BAYRAM (24 Ekim 2013 - Perşembe)
İBADET AMACIYLA YAPILAN İLK MABET KÂBE (07 Ekim 2013 - Pazartesi)
CAMİ VE KADIN BULUŞMASI (04 Ekim 2013 - Cuma)
CAMİ, CEMAAT VE TOPLUM ŞUURU (03 Ekim 2013 - Perşembe)
CAMİ KÜLTÜRÜ VE İNSANLIK ONURU (02 Ekim 2013 - Çarşamba)
CAMİLERİN MADDİ VE MANEVİ İMARI (01 Ekim 2013 - Salı)
İMAN VE SALİH AMEL (20 Eylül 2013 - Cuma)
CAHİLİYE DÖNEMİ VE ASR-I SAADET (13 Eylül 2013 - Cuma)
HAYRA KOŞMAK VE HAYIRDA YARIŞMAK (06 Eylül 2013 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
3.5504
EURO
3.8744
ALTIN
0
BIST
0
 
Bursa Hava Durumu
Bugün
Güneşli
28°
Pazar
Bulutlu
25°
15°
Pazartesi
Fırtına
22°
13°
Salı
Fırtına
21°
10°
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bursa için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
04:05 05:57 13:11 17:01 20:07 21:45