İSLÂM´DA AİLE, CAMİ VE GENÇLİĞİN ÖNEMİ
İSLÂM´DA AİLE, CAMİ VE GENÇLİĞİN ÖNEMİ
Tarih: 28.11.2016 09:38:46
Şevket BOYRAT
İslam ve Gençlik
Yüce Allah´ın en güzel surette yarattığı insanın en verimli olduğu dönem gençlik çağıdır. İnsan hayatı; çocukluk, gençlik, olgunluk ve ihtiyarlık gibi belli başlı dört devreden oluşur. Bu devrelerden gençlik, Yüce Allah´ın bizlere bahşettiği en büyük nimetlerden biridir. Bu nedenle kıymeti iyi bilinmelidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) gençlik nimetinin önemine dikkatimizi çekerek: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil; ihtiyarlamadan önce gençliğinin, ölüm gelmeden önce hayatının, hasta olmadan önce sağlığının, meşguliyetten önce boş vaktinin, yoksulluğa düşmeden önce zenginliğinin kıymetini bil”(Müslim, İmare, 46) buyurur.
Gençliğin değerinin bilinmesi, her türlü kötü ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, Allah´a karşı olan kulluk görevlerini yerine getirmek, ailesi ve ülkesine karşı sorumlulukları yerine getirmekle mümkün olur. Hem dünya, hem de ahiret mutluluğunu kazanmak isteyen gençler,  ömrünün en verimli çağını oyun, eğlence gibi boş ve faydasız şeylerle heba etmemeli, bu fırsatın bir gün elden gideceğini düşünerek kendisi, ailesi ve milleti için hayırlı ve faydalı şeyler yaparak en iyi şekilde değerlendirmelidir. İşte o zaman gençliğin değeri ve önemi bilinmiş olur. İnsanoğlu, gençlik döneminin de hayatının da geçici olduğunu unutmamalıdır. Yüce kitabımız Kur´an-ı Kerim bu gerçeği bize şöyle haber veriyor: “Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.” (Hadîd, 57/20)Bundan dolayı hayatın en verimli çağı olan gençlik dönemi ibadetlerle, hayırlı işlerle değerlendirilmelidir.
Kıyamette sorguya çekileceğimiz konulardan biri de hayatımızın en önemli devresi olan gençlik dönemidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), insanın kıyamet gününde ömrünü nerede tükettiğinden ve gençliğini nerede yıprattığından hesaba çekileceğinihaber vermiştir.(Tirmizî, Sıfâtü´l-Kıyâme, 1)Bundan dolayı hesap günü gelmeden evvel gençlik nimeti en iyi şekilde değerlendirilmelidir.
Hz. Peygamber  (s.a.s.)´in pek çok hadis-i şerifinde inançlı gençliğe verilen büyük önem açıkça görülmektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde, Yüce Allah´ın arşının gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde, arşın gölgesinde gölgelendirilecek yedi sınıf insan arasında “Rabbi´ne ibadet ederek yetişen gençleri”de zikretmiştir. (Buharî, Ezan, 36) Aynı hadiste üçüncü sırada zikredilen “kalbi mescidlere bağlı kimse” ifadesi ise, genel olmakla beraber cami ve mescitlere gönülden bağlı gençleri de kapsamaktadır. Peygamber Efendimizin bu müjdesi gençlerimizi hayra, iyiliğe, güzelliğe ve Allah´a ibadete teşvik eden manevî bir güç olmaktadır. Diğer taraftan camiye ve cemaate devam eden bir gencin “dindar genç”olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Nitekim hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: “Mescidlere devam etmeyi alışkanlık haline getiren bir adamı gördüğünüz zaman, onun gerçek mü´min olduğuna şahitlik ediniz. Allahu Teâlâ şöyle buyurur: “Allah´ın mescidlerini, ancak Allah´a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah´tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.” (Tevbe, 9/18)  [Tirmizî, İman, 8, Tefsîrusûre, 9]
Aile ve Gençlik
Fizyolojik ve ruhsal açıdan umutları ve beklentileri doruğa ulaştıran ve her bakımdan ömrün baharını simgeleyen gençlik, Yaratanla münasebetlerin de düzenlenmesi ve geliştirilmesi gereken bir dönemdir. Ahiretin dehşetli ve hararetli gününde Allah´ın korumasına mazhar olacak yedi güzel adamdan birinin de gençliğinde dinin gereklerine sadakatle bağlılık gösteren kimsenin olduğu (Buhari, Ezan, 36)  bildirilmektedir. Ölümün en az hatırlandığı belki de hiç hesaba katılmadığı bu dönemde ibadetlere/hassasiyetlere de büyük mükâfat vaat edilmektedir.
Allah´a bağlılığı her şeyin üstünde tutan gençler Kur´an´da övülmekte, (18/Kehf 13, 14) ölüm gelinceye kadar ömrün sahibine ibadette bulunmanın  (15/Nahl, 99) zorunluluğu dile getirilmektedir. Putlarına tapmamakta ve onlara kurban kesmemekte direnen ve Allah´a ortak koşmama hassasiyetiyle yaşayan birkaç gencin, kralın baskısına maruz kalması ile mağaraya sığınmalarını konu alan ayetlerde Allah´a bağlılığın ve samimiyetin hayata yansıması ile ebedi mutluluğun müjdesi vardır. (18/Kehf, 10, 11, 12)
Hz. Peygamber (sav) de; “Gençlerinizin en hayırlıları; ihtiyarlar gibi ölümü düşüne, gençlik heveslerine yenik düşmeyen ve gaflette boğulmayanlardır. İhtiyarlarınızın en kötüleri de; gaflet ve isteklerine uymada gençlere benzeyenlerdir” (Camiu´s-Sağir, 2120.)
buyurarak gençlerin dinin hitap kapsamında bulunduklarını haber vermektedir. Gençliğinde dinin hoş görmediği hiçbir şeye iltifat etmeyen Allah Resulü, her ana babanın çocuklarını, 7 yaşına geldiklerinde temizliğe ve namaza alıştırıp 10 yaşında uygulamalarını takip ederek (Ebû Davut, Salât, 26/495) en güzel şekilde terbiye etmesi gerektiğini bildirmiştir. Ebeveynin çocuklarına vereceği en üstün hediyenin güzel terbiye olduğunu vurgulayan Allah Resulü, terbiyenin/eğitimin ve bireylerin inişli çıkışlı hayata hazırlanmalarının aslında ailenin ödevi olduğuna, işaret etmektedir. Bu duruşuyla hem gençlere hem de onları yetiştirmek zorunda olanlara en büyük örnek olmuştur. (33/Ahzab, 21)
Dünya ve ahret mutluluğuna eriştirecek terbiyenin sevgiyle aşılanması gerektiği bilinmelidir. Çocukla yedi yaşına kadar oyun oynanması, 15 yaşına kadar arkadaşlık edilmesi, 15 yaşından sonra da görüşünün alınması; değişen yaşına göre çocuğa karşı davranış ve iletişim şeklinin de değişmesi, çocukla çocuklaşılması, gençle gençleşilmesini gerektirir. İnsan onuruna verdiği önemle bilinen İslam, söz konusu olan çocuk olsa da hiçbir bireyin onurunun rencide edilmesini hoş görmez.. Gençlerin olgunlaştırılması ve Allah´ın sevgisini kazanabilmeleri için aşağılanmaktan, küçük düşürülmekten korunmalıdırlar. Bilinmelidir ki, iyi bir çocukluk yaşamayan iyi bir genç olamaz, iyi bir gençlik yaşamayan da iyi kullukta bulunamaz.
Kur´an´dan ve onun eşsiz öğretileri ile sevgi ve ilgiden mahrum bırakılan çocuklar, gençliklerinde huzuru getirecek Allah söyleminden habersiz telefon bilgisayar ve sanal alemde sanal insanlar ve varlıklarla meşgul olmaktadır. Çocuklarının her türlü maddi ihtiyacını karşılamakta tereddüt etmeyen ve bunu sevgi ve ilginin yerine ikame eden ebeveyn, ruhun beslenmesi için inanç gücünü ve ibadet zenginliğini, Allah ve peygamber sevgisini kazandırmakta ikbal kaygıları yaşamaktadır; Kur´an ve sünnete olan ilgisizliğin ferdileşme ve dünyevileşmenin sonucu olduğu görülememektedir. Artık bugün iyi insan yetiştirme yerine iyi iş bulma, iyi maaş kazanma revaçtadır. Bundan dolayı çocuklar oyun oynayamamakta, arkadaşlarıyla nezih bir ortamda da buluşamamakta, hayatta karşılığı olmayan malumat yığınıyla nesiller heba edilmektedir. Kulluğun muhtevası beşeri münasebetlerde yoğunlaşmış olmasına rağmen gençlerimiz kalabalıklar içinde yalnızlığa, imkanlar bolluğunda huzursuzluğa gark edilmektedir. Varlığın gayesinden haberdar olmayan, şehvetinin esareti altında, başarıyı, şiddet, güç ve baskı uygulamakta arayan, kimlik bunalımı yaşayan gençlikle karşı karşıyayız.
Allah´ın ve Resulünün hayata hayat veren çağrısını ve bu çağrıdan neşet eden nebevi uygulamalar yerine getirmede gayret gösterilmeli, nesillerin yetiştirilmesinde esas alınmalıdır. Geleceğin sağlıklı bir şekilde inşası ancak bu şekilde mümkündür.
Cami ve Gençlik
Yüce dinimizin temel müesseselerinin en başta geleni hiç şüphesiz ki, cami ve mescidlerdir. Cami ve mescidler,Cenâb-ı Allah´ın yeryüzündeki evi konumunda olan Kâbe´nin şubeleridir.
Mescid, “Allah´a secde edilen yer” demektir. Cami ise; toplayan, bir araya getiren manasına gelir. Kur´an-ı Kerim´de ve hadis-i şeriflerde cami yerine mescid kelimesi kullanılmıştır. Ancak halk arasında mahallelerdeki küçük ibadet yerlerine mescid, daha büyük olanlarına ise cami denilmektedir. Hadis-i şeriflerde cami ve mescidler,“Cennet bahçesi”(Tirmizî, Deavât, 82) ve “Beldelerin Allah´a en sevimli yerleri”(Müslim,Mesâcid, 288)olarak nitelendirilmiştir.
Camiler mü´minleri Allah´ın birliği etrafında toplayan; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının olgunlaşmasını sağlayan İslam´ın kutsal ibadet mekanlarıdır. Dil, renk, ırk ve kültür farkı gözetilmeksizin milyonlarca insan, her gün camilere gider ve omuz omuza saf tutar, ibadet eder ve huzur bulurlar.
Camiler; İslam tarihi boyunca sadece Müslümanlar için değil, bütün insanlık için önemli hizmetler görmüş; insanlara barış, huzur ve güven telkin etmiş;  asırlarca ilim, bilim ve ilerlemenin mektebi, birlik ve beraberliğin merkezi olmuştur. Dinimizde icra ettikleri önemli fonksiyonlar nedeniyle bu güzide müesseselerin inşasına, maddî ve manevî imarlarına büyük önem verilmiş; Kur´an-ı Kerim´deve hadis-i şeriflerde mescidleri imar edenler övülmüştür.(Bkz. Tevbe, 9/18; Buharî, Salat, 65; Müslim, Mesâcid, 24)
Mescidlerin imar edilmesi demek; hem mescidlerin inşası, bakımı, onarımı, temiz tutulması; hem de içerisinde ibadet edilmesi, aslî fonksiyonlarının yerine getirilmesi demektedir. Camileri imar etmenin en iyi yolu bu kutsal mekanları cemaatsiz bırakmamaktır. Camilerin süsü içinde namaz kılan cemaattir. Camiler ne kadar bakımlı olursa olsun, içerisinde ibadet eden cemaat yoksa imar edilmiş sayılmaz. Bu maksatla beş vakit namazın camilerde kılınmasını teşvik eden Peygamber Efendimiz (s.a.s.),cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletli olduğunu bildirmiştir. (Riyâzü´s-Sâlihin, C. 2, H. No. 1068)
Camiler, zengin-fakir, amir-memur, işçi-işveren, çocuk, genç-yaşlı demeden toplumun her kesiminden insanın aynı safta omuz omuza, gönül gönüle bir araya gelerek kaynaştıkları,birlik ve beraberliğimizin en güzel şekilde gerçekleştiği mukaddes mekanlardır.Buralarda bir araya gelen Müslümanlar sadece ibadet etmekle kalmazlar, tanışıp kaynaşırlar, birbirlerinden haberdar olurlar. Camilerimizde namaz kılınır, dualar yapılır, Kur´an okunur, vaaz ve nasihatler edilir, dini bilgiler öğretilir, kalplere Allah, Peygamber, vatan, millet ve insan sevgisi yerleştirilir.
Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin camilere devam etmelerini, camilerle ilgilenmelerini son derece önemsiyoruz.  Bunun için gençlerimizi büyüklerimizin “ağaç yaşken eğilir” dediği gibi yaşları daha fazla ilerlemeden güzel davranışlara ve ibadetlere alıştırmalı, onları cami ve cemaatle tanıştırmalıyız. Hepimiz biliriz ki, genç yaşlarda edinilen alışkanlıklar insan hayatında daha etkili ve kalıcı olmaktadır. Bizlere düşen görev; Allah´ın mescitlerini ve camileri cemaatsiz bırakmamaktır. Özellikle yarının büyüğü olacak çocuklarımızın ve gençlerimizin camiye gitmeleri, cemaate katılmaları ve camilerle ilgilenmeleri sağlanmalıdır.
Genç neslimize camileri sevdirmeli ve onların camilere gelmelerini sağlamalıyız. Bu konuda Peygamber Efendimiz (s.a.s.)´i örnek almalı, O´nun çocuklarla ve gençlerle kurduğu sevgi ve merhamete dayalı ilişki, onları ibadetlere alıştırma ve mescidleri sevdirme metodu bizler için de örnek olmalıdır. Dinî ve millî değerlere saygılı, ulvî gayeler ve hedefler peşinde koşan bir nesil yetiştirmek istiyorsak evvela cami merkezli bir hayatı inşa etmeli, yeni yetişen genç neslimizin de cami merkezli bu hayatın manevî havasını teneffüs etmelerini temin etmeliyiz.
Bilindiği gibi camiler, ibadet yerleri olmanın yanında eğitim ve öğretimin yapıldığı, insanlara dinî ve ahlâkî konularda bilgilerin verildiği birer ilim ve irfan yuvalarıdır. Camiler bu fonksiyonlarına uygun olarak gençlerimize sevgi, şefkat, merhamet, ana-baba ve büyüklere saygı, doğruluk, dürüstlük, kardeşlik, birlik ve beraberlik, fedakârlık, vatan sevgisi, yiğitlik duygusu, ahde vefa, edep gibi her biri eşsiz birer güzel ahlâk prensibi ve insanî değer olan hasletleri kazandırabileceğimiz yeğane mekânlardır. Genç neslimizi camiye alıştırdığımız, onlara camiyi sevdirdiğimiz zaman onların kişiliklerini işte bu güzel hasletlerle yoğurmamız ve geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmemiz mümkün olabilecektir.
Hz. Peygamber (s.a.s.) çocuklara ve gençlere büyük değer vermiş, onlarla yakından ilgilenmiş ve onların cami ve mescitlerin manevî atmosferinden istifade ederek yetişmelerine özel bir önem vermiştir. Peygamber Efendimizin kişiliklerini yoğurduğu genç sahabeler saadet asrından günümüze kadar Müslüman gençler için örnek bir nesil olmuşlar ve kıyamete kadar olmaya da devam edecekledir.
Diyanet İşleri Başkanlığımız, gençler ile cami arasında sıcak ilişkiler kurulması ve genç neslin camilerin manevi havasından yeteri kadar yararlanması amacıyla, geçen sene ki “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”nın gündemini“Cami ve Gençlik”olarak belirlemişti. Bu kapsamda yapılacak etkinliklerle sevgili gençlerimizin camilerimizi daha iyi tanımaları, sevmeleri ve camiye devam etmeleri sağlanmaya çalışılmıştır.
Bir milletin varlığını devam ettirebilmesi ve her alanda yükselebilmesi, her bakımdan iyi yetişmiş bir gençliğin bulunmasına bağlıdır. Gençlik bir ülkenin en büyük güvencesidir. Bunun için gençlerimizin iyi yetişmeleri hayatî önem taşımaktadır. Bunu başarabildiğimiz sürece gençlerimizi geleceğimizin huzur ve güven kaynağı olarak görebiliriz.

Anahtar Kelimeler: AİLE, CAMİ, GENÇLİĞİN, ÖNEMİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İSRA VE MİRAÇ KANDİLİ (2) (23 Nisan 2017 - Pazar)
İSRA VE MİRAÇ KANDİLİ (21 Nisan 2017 - Cuma)
İSLÂM´IN ENGELLİLERE BAKIŞI (14 Nisan 2017 - Cuma)
KUTLU ZAMAN DİLİMİ ÜÇ AYLAR (07 Nisan 2017 - Cuma)
KANDİLLER GEÇİTİ ÜÇ AYLAR (31 Mart 2017 - Cuma)
KANDİLLER GEÇİTİ ÜÇ AYLAR (30 Mart 2017 - Perşembe)
HELÂL VE HARAM BİLİNCİ (03 Mart 2017 - Cuma)
HELÂL VE HARAM BİLİNCİ (03 Mart 2017 - Cuma)
ALLAH´IN KUTLU ELÇİLERİNE SAYGI (17 Şubat 2017 - Cuma)
OKUMANIN FAYDALARI (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEDEN DİNDAR OLMALIYIZ? (06 Ocak 2017 - Cuma)
NEFİS MUHASEBESİ VE YENİ YIL (30 Aralık 2016 - Cuma)
MUTLU OLMANIN YOLLARI VE ALTIN KURALLARI (16 Aralık 2016 - Cuma)
HZ. MEVLÂNA VE ÖĞÜTLERİ (09 Aralık 2016 - Cuma)
HZ. MEVLÂNA VE ÖĞÜTLERİ (02 Aralık 2016 - Cuma)
UMRE YOLCULUĞUNA HAZIRLIK (18 Kasım 2016 - Cuma)
KİTAP OKUMAK VE YARARLARI (21 Ekim 2016 - Cuma)
HİCRETİN SONUÇ VE ETKİLERİ (18 Ekim 2016 - Salı)
HİCRET VE HİCRETİ HAZIRLAYAN SEBEPLER (17 Ekim 2016 - Pazartesi)
MUHARREM AYININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
MUHARREM AYI VE AŞÛRE GÜNÜ (11 Ekim 2016 - Salı)
HİCRETİN SAFHALARI (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
MUHARREM AYINI DEĞERLİ KILAN ÖZELLİKLER (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANILIR? (06 Ekim 2016 - Perşembe)
OKUMAK İÇİN NELER YAPMALIYIZ? (04 Ekim 2016 - Salı)
Hicrî yeni yıl ve hicretin önemi (30 Eylül 2016 - Cuma)
SORU VE CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ (05 Eylül 2016 - Pazartesi)
HALİS NİYET, DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK (26 Ağustos 2016 - Cuma)
VATAN VE MİLLET SEVDASI (29 Temmuz 2016 - Cuma)
RAMAZAN AYI SONRASI DİNİ HAYAT (15 Temmuz 2016 - Cuma)
KADİR GECESİ VE KUR´AN (02 Temmuz 2016 - Cumartesi)
KADİR GECESİNİ ANLAMAK VE YAŞAMAK (01 Temmuz 2016 - Cuma)
FITIR SADAKASI VE ORUÇ FİDYESİ (30 Haziran 2016 - Perşembe)
ÇALIŞMAK VE HELÂL KAZANÇ (28 Haziran 2016 - Salı)
İSRAF VE SAVURGANLIK (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
-ÎSAR- BAŞKASINI KENDİSİNE TERCİH ETMEK (25 Haziran 2016 - Cumartesi)
ZEKÂT VE SADAKA (24 Haziran 2016 - Cuma)
SADAKANIN KABULÜ İÇİN GEREKEN ŞARTLAR (23 Haziran 2016 - Perşembe)
RAMAZAN, YARDIMLAŞMA AYIDIR (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
KUR´AN OKUMAYI BİLMEYEN KALMASIN! (21 Haziran 2016 - Salı)
RAMAZAN AYI BEREKETİ VE İSRAF (18 Haziran 2016 - Cumartesi)
RAMAZAN , ORUÇ AYIDIR (17 Haziran 2016 - Cuma)
ÇOCUKLARA ORUÇ ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK (16 Haziran 2016 - Perşembe)
KUR´AN-I NASIL OKUMALIYIZ (15 Haziran 2016 - Çarşamba)
KUR´ANI-I KERİM´İN FAZİLETİ (14 Haziran 2016 - Salı)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ (09 Haziran 2016 - Perşembe)
İSTANBUL´UN FETHİ VE GENÇLİK (27 Mayıs 2016 - Cuma)
BERAT KANDİLİ VE FAZİLETLERİ (20 Mayıs 2016 - Cuma)
DİN NASİHATTİR (13 Mayıs 2016 - Cuma)
İSRÂ GECESİ VE MİRAÇ KANDİLİ (03 Mayıs 2016 - Salı)
TEVHİD OLMADAN VAHDET OLMAZ (13 Nisan 2016 - Çarşamba)
TEVHİD İLE GELEN VAHDET (12 Nisan 2016 - Salı)
ALLAH İÇİN SEVMEK VE RİYAKÂRLIK (01 Nisan 2016 - Cuma)
SAHABE ŞUURU VE SAMİMİYETİ (11 Mart 2016 - Cuma)
DÜNYA HAYATI BİR İMTİHANDIR (26 Şubat 2016 - Cuma)
ZOR GÜNLERDE SABRETMENİN ÖNEMİ (19 Şubat 2016 - Cuma)
NAMAZ KILMAK VE HUZUR BULMAK (05 Şubat 2016 - Cuma)
NAMAZ KILALIM HUZUR BULALIM (29 Ocak 2016 - Cuma)
HAYDİ ÇOCUKLAR VE GENÇLER! (22 Ocak 2016 - Cuma)
HZ. PEYGAMBER VE GENÇLİK (01 Ocak 2016 - Cuma)
NEFİS MUHASEBESİ VE YENİ YIL (31 Aralık 2015 - Perşembe)
HZ. MEVLÂNA´DA SEVGİ VE HOŞGÖRÜ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
ALLAH ZALİMLERİ SEVMEZ (25 Aralık 2015 - Cuma)
HZ. MEVLÂNA VE ÖĞÜTLERİ (18 Aralık 2015 - Cuma)
EŞLERİN KARŞILIKLI SORUMLULUKLARI (27 Kasım 2015 - Cuma)
UMRE YOLCULUĞU (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
NAMAZ VE HUZURA YOLCULUK (30 Ekim 2015 - Cuma)
HİCRETİN SONUÇ VE ETKİLERİ (28 Ekim 2015 - Çarşamba)
HİCRETİN SAFHALARI (27 Ekim 2015 - Salı)
HİCRET VE HİCRETİ HAZIRLAYAN SEBEPLER (26 Ekim 2015 - Pazartesi)
MUHARREM AYI VE AŞÛRE GÜNÜ (22 Ekim 2015 - Perşembe)
MUHARREM AYININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
NAMAZ İLE İLGİLİ BAZI AYET VE HADİSLER (17 Ekim 2015 - Cumartesi)
CAMİLERİ DOLDURALIM, NAMAZLA ARINALIM! (12 Ekim 2015 - Pazartesi)
CAMİLERİN MADDİ VE MANEVİ İMARI (02 Ekim 2015 - Cuma)
KURBAN BAYRAMI VE DİNİ GÖREVLERİMİZ (22 Eylül 2015 - Salı)
SORU VE CEVAPLARLA KURBAN İBADETİ (22 Eylül 2015 - Salı)
ÇALIŞMAK VE HELÂL KAZANÇ (14 Ağustos 2015 - Cuma)
RIZIK VE ÇALIŞMAK (07 Ağustos 2015 - Cuma)
TOPLUMDA HUZURUN KORUNMASI (04 Ağustos 2015 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMI (16 Temmuz 2015 - Perşembe)
KADİR GECESİNİN FAZİLETİ (13 Temmuz 2015 - Pazartesi)
İSLÂM´DA CAN, MAL VE İŞ GÜVENLİĞİ (11 Temmuz 2015 - Cumartesi)
YETİMLERE SAHİP ÇIKMAK (08 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ZEKÂT ALLAH´IN EMRİDİR (07 Temmuz 2015 - Salı)
ZEKÂT VE FITIR SADAKASI (03 Temmuz 2015 - Cuma)
HASTALARI ZİYARET, BİLİM VE DUA İLE TEDAVİ (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ORUÇ VE TAKVA (27 Haziran 2015 - Cumartesi)
RAMAZAN AYI VE KUR´AN (26 Haziran 2015 - Cuma)
KUR´AN-I ANLAMAK VE YAŞAMAK (24 Haziran 2015 - Çarşamba)
CANA KIYMAK HARAMDIR (23 Haziran 2015 - Salı)
ÇOCUKLARIMIZI KUR´AN´LA BULUŞTURALIM (22 Haziran 2015 - Pazartesi)
RAMAZAN AYININ FAZİLETİ (18 Haziran 2015 - Perşembe)
MÜBAREK RAMAZAN AYI YAKLAŞIRKEN (15 Haziran 2015 - Pazartesi)
BERAT KANDİLİ VE FAZİLETLERİ ???? (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
İSTANBUL’UN FETHİ VE GENÇLİK (29 Mayıs 2015 - Cuma)
İNTİHAR EN BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR (22 Mayıs 2015 - Cuma)
iSRA VE MiRAÇ OLAYI (15 Mayıs 2015 - Cuma)
ANA-BABA HAKKI VE ÖNEMİ (08 Mayıs 2015 - Cuma)
HOŞGÖRÜ VE İNSAN SEVGİSİ (01 Mayıs 2015 - Cuma)
HALİMİZİ HOŞ GÖR YA RASULALLAH (21 Nisan 2015 - Salı)
BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ VE BİLİNCİ (20 Nisan 2015 - Pazartesi)
BİRLİKTE YAŞAYABİLMEK ERDEMDİR (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
BİRLİKTE YAŞAMAK VE HOŞGÖRÜ (16 Nisan 2015 - Perşembe)
BİRLİKTE YAŞAMA TECRÜBESİ (15 Nisan 2015 - Çarşamba)
BİRLİKTE YAŞAMA AHLAKI VE HUKUKU (13 Nisan 2015 - Pazartesi)
DÜNDEN DEVAM (20 Mart 2015 - Cuma)
ÇANAKKALE ZAFERİ VE MİLLİ BİRLİK (18 Mart 2015 - Çarşamba)
KUL HAKKININ ÖNEMİ (06 Mart 2015 - Cuma)
KiBiRLi OLMANIN AFETLERi VE KARUN (27 Şubat 2015 - Cuma)
GIYBETİN KAYNAĞI VE KORUNMA YOLLARI (13 Şubat 2015 - Cuma)
GIYBET ETMEK HARAMDIR (06 Şubat 2015 - Cuma)
HUZURLU AİLE, HUZURLU HAYAT (16 Ocak 2015 - Cuma)
GEÇMİŞİN MUHASEBESİ VE YENİ YIL (01 Ocak 2015 - Perşembe)
GENÇLİK VE ZARARLI ALIŞKANLIKLAR (19 Aralık 2014 - Cuma)
İLİM İLE AMEL ETMEK VE HZ. ALİ (R.A) (05 Aralık 2014 - Cuma)
İLMİN KAPISI VE HZ. ALİ (R.A) (28 Kasım 2014 - Cuma)
HİCRETİN SONUÇ VE ETKİLERİ (21 Kasım 2014 - Cuma)
HİCRETİN SAFHALARI (14 Kasım 2014 - Cuma)
MUHARREM AYINI DEĞERLİ KILAN ÖZELLİKLER (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
MUHARREM AYININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ (27 Ekim 2014 - Pazartesi)
İSLÂM’DA GENÇLİĞİN ÖNEMİ (23 Ekim 2014 - Perşembe)
İSLÂM VE GENÇLİK (23 Ekim 2014 - Perşembe)
GENÇLİK VE DEPRESYON (21 Ekim 2014 - Salı)
KURBAN VE BAYRAM (21 Ekim 2014 - Salı)
Gençlik ve Kuşak Çatışması (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KUR’AN OKUMAYI BİLMEYEN KALMASIN! (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
GENÇLİK VE CAMİ BULUŞMASI (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
VEKALET YOLUYLA KURBAN KESİM HİZMETİ (29 Eylül 2014 - Pazartesi)
SORU VE CEVAPLARLA KURBAN iBADETi (26 Eylül 2014 - Cuma)
HACC’IN GEÇERLi OLMASININ ŞARTLARI (12 Eylül 2014 - Cuma)
HZ.PEYGAMBER VE iNSAN ONURU (29 Ağustos 2014 - Cuma)
BÜTÜN CANLILARA MERHAMET ETMEK (22 Ağustos 2014 - Cuma)
MAZLUMUN SESİ OLMAK (08 Ağustos 2014 - Cuma)
RAMAZAN AYI SONRASI DİNİ HAYAT (05 Ağustos 2014 - Salı)
RAMAZAN BAYRAMINI ANLAMAK VE YAŞAMAK (26 Temmuz 2014 - Cumartesi)
KUR’AN-I NASIL OKUMALIYIZ? (24 Temmuz 2014 - Perşembe)
KADİR GECESİNİ ANLAMAK VE YAŞAMAK (23 Temmuz 2014 - Çarşamba)
KADİR GECESİ VE KUR’AN (22 Temmuz 2014 - Salı)
KUR’AN-I KERİM’İN FAZiLETi (21 Temmuz 2014 - Pazartesi)
ZULÜM ve HAKSIZLIK (19 Temmuz 2014 - Cumartesi)
RAMAZAN AYI VE KUR’AN (18 Temmuz 2014 - Cuma)
iSRAF VE SAVURGANLIK (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
ÎSAR: BAŞKASINI KENDİSİNE TERCİH ETMEK (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
RAMAZAN, YARDIMLAŞMA AYIDIR. (14 Temmuz 2014 - Pazartesi)
RAMAZAN, YARDIMLAŞMA AYIDIR (12 Temmuz 2014 - Cumartesi)
ZEKÂT VE SADAKA (11 Temmuz 2014 - Cuma)
TERAVİH NAMAZININ KILINIŞI (08 Temmuz 2014 - Salı)
RAMAZAN GECELERİNİN İHYASI (07 Temmuz 2014 - Pazartesi)
RAMAZAN, ORUÇ AYIDIR (04 Temmuz 2014 - Cuma)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(4) (02 Temmuz 2014 - Çarşamba)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(3) (01 Temmuz 2014 - Salı)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(2) (30 Haziran 2014 - Pazartesi)
RAMAZAN AYI VE ORUÇ(1) (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
BERAT KANDİLİ VE FAZİLETLERİ (12 Haziran 2014 - Perşembe)
TOPLUMUN YAPISI VE HUZURUN KORUNMASI (06 Haziran 2014 - Cuma)
“FETiH RUHU VE GENÇLiK” (03 Haziran 2014 - Salı)
İSRÂ GECESİ VE MİRAÇ KANDİLİ-1 (24 Mayıs 2014 - Cumartesi)
İSRÂ GECESİ VE MİRAÇ KANDİLİ (23 Mayıs 2014 - Cuma)
ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ VE REGAİB KANDİLİ (01 Mayıs 2014 - Perşembe)
ÜÇ AYLARIN FAZİLETİ VE REGAİB KANDİLİ (30 Nisan 2014 - Çarşamba)
DUA, İBADETİN ÖZÜDÜR (25 Nisan 2014 - Cuma)
PEYGAMBER SEVDALISI OLMAK (19 Nisan 2014 - Cumartesi)
HZ. PEYGAMBERi SEVMEK VE SAMiMiYET (18 Nisan 2014 - Cuma)
ALLAH’A ŞÜKREDEN BİR KUL OLMAK (11 Nisan 2014 - Cuma)
iMANI MUHAFAZA ETMEK (04 Nisan 2014 - Cuma)
ADABI MUAŞERET KURALLARI VE ÖNEMİ (28 Mart 2014 - Cuma)
NEZAKET VE GÖRGÜ KURALLARI (2) (21 Mart 2014 - Cuma)
NEZAKET VE GÖRGÜ KURALLARI (1) (14 Mart 2014 - Cuma)
İLGİSİZLİK SEVGİ VE DOSTLUKLARI YOK EDER (24 Şubat 2014 - Pazartesi)
SEVGİNİN ÖZÜ iHLAS VE SAMiMiYETTiR (14 Şubat 2014 - Cuma)
NEFiS MUHASEBESi VE YENi YIL (31 Aralık 2013 - Salı)
SONSUZ HAYATA YOLCULUK VE HAZIRLIK (27 Aralık 2013 - Cuma)
HOŞGÖRÜ ve İNSAN SEVGİSİ (13 Aralık 2013 - Cuma)
MUHARREM AYI VE AŞÛRE GÜNÜ (08 Kasım 2013 - Cuma)
AİLE HAYATI VE MUTLULUK (01 Kasım 2013 - Cuma)
KURBAN İBADETİ VE BAYRAM (24 Ekim 2013 - Perşembe)
İBADET AMACIYLA YAPILAN İLK MABET KÂBE (07 Ekim 2013 - Pazartesi)
CAMİ VE KADIN BULUŞMASI (04 Ekim 2013 - Cuma)
CAMİ, CEMAAT VE TOPLUM ŞUURU (03 Ekim 2013 - Perşembe)
CAMİ KÜLTÜRÜ VE İNSANLIK ONURU (02 Ekim 2013 - Çarşamba)
CAMİLERİN MADDİ VE MANEVİ İMARI (01 Ekim 2013 - Salı)
İMAN VE SALİH AMEL (20 Eylül 2013 - Cuma)
CAHİLİYE DÖNEMİ VE ASR-I SAADET (13 Eylül 2013 - Cuma)
HAYRA KOŞMAK VE HAYIRDA YARIŞMAK (06 Eylül 2013 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
3.5829
EURO
3.9001
ALTIN
0
BIST
0
 
Bursa Hava Durumu
Bugün
Güneşli
24°
Perşembe
Güneşli
23°
10°
Cuma
Güneşli
24°
12°
Cumartesi
Parçalı bulutlu
26°
11°
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Bursa için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
04:13 06:03 13:12 17:00 20:03 21:39