Açıklamada, Özel’in Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik suçlamalarının mesnetsiz olduğu vurgulanırken, MASAK tarafından hazırlanan raporların yalnızca MASAK Başkanlığı tarafından adli mercilere iletildiği ve bu sürece Bakanlık yönetiminin herhangi bir şekilde müdahalesinin mümkün olmadığı ifade edildi.
Bakanlık duyurusunda şu ifadelere yer verildi:
"Hazırlanan raporlar, MASAK Başkanlığı dışında hiçbir makamın bilgisine veya onayına sunulmadan, doğrudan talepte bulunan adli mercilere iletilmekte, bu süreci bakanlık yönetim mercilerinin önceden bilmesi ve bu sürece herhangi bir şekilde müdahil olması söz konusu değildir. Bu çerçevede, Sayın Bakanımıza yönelik yapılan ithamlar, kullanılan çirkin ifadeler, hiçbir şekilde kabul edilemez olup devlet adabı ve siyaset ahlakıyla bağdaşmamaktadır."
ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
"Sinan Burhan, tarih 11 Mart, 19 Mart darbesinden sekiz gün önce, bir televizyonda konuk gazeteci. Canlı yayında, ‘Gecenin manşeti geldi. Kaynağımı açıklamamı istemeyin ama Ekrem İmamoğlu bayramdan önce tutuklanacak’ diyor. Olacakları sayıyor orada. ‘Kaynağından emin misin’ diyor karşısında bir gazeteci meslektaşınız var. ‘Eminim, bir siyasetçi’ diyor. Sonradan ortaya çıkıyor, Cumhur İttifakı’na mensup partilerden birinin genel başkan yardımcısı. Ondan sonra, ‘Bu millet bize niye inanmadı’ toplantıları yapıyorlar. Şöyle diyorlarmış: ‘Diplomaya hiç girmeyecektik’ diyenler bir önemli grup. ‘Hepsinden birden üstüne gitmeyecektik, sırf yolsuzluğu konuşacaktık.’ MASAK raporunun talep edildiği, görevlendirme yapıldığı gün 10 Mart. Teslim edildiği gün 17 Mart. Daha MASAK raporu çıkmamış, küçük ortaktan genel başkan yardımcısı biliyor ki tutuklanacak bayramdan önce, Sinan Burhan’a mesaj atıyor. Sinan Bey açsın, göstersin. Ben kimden geldiğini biliyorum. Sinan Bey desin ki, ‘Hayır, o ondan gelmemişti’ desin. Aralarındaki SMS trafiğini, Whatsapp trafiğini inkar etsinler. İnanır mı bu millet size, mümkün mü? HSK diye bir kurum yok mu? Bu kurumun bir müfettişi yok mu? Bir murakıbı yok mu? Bir görevlendirme yok mu? Bu Sinan Burhan’a sormayacak mı? Dönüp de hakime demeyecek mi, ‘MASAK raporu gelmeden nasıl oluyor bu işler?’ O telefon kayıtlarına bakılmayacak mı? Mesela beni çağırsınlar, sorsunlar, ben söyleyeyim kim olduğunu. O da baksın bu mesajlaşmalara. Zaten inkar etmezler de."