Türkiye, yine büyük bir değerini kaybetmenin derin hüznünü yaşıyor. Sanatıyla, idealleriyle, duruşuyla ve halkın içinden gelen sesiyle gönüllerde taht kuran Volkan Konak artık aramızda değil. O, sadece bir şarkıcı değildi; halkın sesi, memleketin ruhu, müziğin evrensel diliydi.

Volkan Konak, Karadeniz’in o hırçın dalgalarından ilham alarak, türküleriyle bu coğrafyanın acılarını, sevinçlerini, hüzünlerini ve isyanlarını dile getirdi. Onun müziği sadece Karadeniz’e ait değildi; o, Anadolu’nun her köşesinde yankılanan, herkesin ruhuna dokunan bir tını yarattı. Kazım Koyuncu ile birlikte, Karadeniz müziğini evrensel melodilerle harmanlayarak tüm Türkiye’nin ortak mirası haline getirdi. Onları sadece bir bölgenin sanatçıları olarak tanımlamak haksızlık olur; çünkü onlar, Türkiye’nin ortak sesini yaratan sanatçılardı.

Onun şarkıları, insanın ruhunu alıp Karadeniz’in yemyeşil tepelerine, dalgalı sahillerine, taş sokaklarına götürürdü. “Cerrahpaşa”, hastane köşelerinde umut arayanların türküsü oldu. “Göklerde Kartal Gibiydim”, haksızlığa uğramışların sesi oldu. “Aleni Aleni”, aşka olan inancın en güzel melodilerinden biri oldu. Volkan Konak, sadece müzik yapmadı; yaşanmışlıkları, hasreti, memleket özlemini, insanın içindeki derin duyguları notalara döktü.

Sahneye çıktığında sadece şarkı söylemekle kalmaz, insanları gülümsetir, düşündürür ve onlara bir şeyler öğretirdi. Konserlerinde sık sık toplumsal mesajlar verir, hayata dair öğütler paylaşırdı. Bir konserinde, “Sanatçı olmak, insanın ruhuna dokunabilmektir. Benim şarkılarım, yüreği güzel insanlara emanettir,” demişti. Ve gerçekten de öyle oldu; onun şarkıları, milyonlarca insanın yüreğinde taht kurdu.

Bir başka sahne anısında, seyirciler arasında yaşlı bir teyzenin ona el uzattığını fark etmişti. Konseri bırakıp sahneden inmiş, teyzenin elini öpmüş ve “Bu eller, bana Karadeniz’in bereketini hatırlatıyor,” demişti. Sanatçılığı kadar insanlığıyla da büyük bir değerdi.

Volkan Konak, sanatını icra ederken hiçbir zaman duruşundan ödün vermedi. O, sanatını sadece eğlendirmek için değil, düşündürmek, hissettirmek ve birleştirmek için yaptı. Türkiye sevgisini, memleket hasretini ve insanın insana olan bağını en güzel şekilde anlattı.

Ve ne güzel söylemişti:

“İnsanlar beni beğenmezse bulurum ama ahbaplık ederim.

Tuttuğum takımı beğenmeyen insanla ahbaplık ederim.

Hiçbir şey yokmuş gibi yemeğini yerim. Ne münasebet! Tabii ki.

Sevdiğim kadından hoşlanmayan biriyle zorlansam da ahbaplık ederim.

Ama Türkiye'mi sevmeyen insanla zorlansam da ahbaplık edemem.”

Bu söz, onun vatanına ve halkına duyduğu derin sevginin en güzel ifadesidir. Volkan Konak, sadece sesiyle değil, karakteriyle de bir değerdi. Onu her zaman şarkılarıyla, türkülerde yankılanan sesiyle ve içimizi ısıtan samimiyetiyle hatırlayacağız. Ve şarkıları hiç susmayacak.

Huzur içinde uyu, Kuzeyin Oğlu.